Merhaba
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
   Ana Sayfa   Yardım Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: OSMANLI OLMAK BİR AYRICALIKTIR!  (Okunma Sayısı 298 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
muamma_25
Süper Moderator
*

Rep Puan: 60
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2150

Tesekkür
-Verilmis: 123
-Alinmis: 411



Bir deruni hasrettir bu, vuslat olur o mahzun yüz!


« : Ocak 26, 2008, 01:20:43 ÖÖ »

OSMANLI OLMAK BİR AYRICALIKTIR

At üstünde uyuyan, hayatlarını göçebe geçiren bir kavmin şahlanışını görüyoruz Osmanlıda. Öyle bir maya ile başlamışlar ki, bir koca çınar olmuş 400 senede Fransız gibi bir toplumu, kendilerine hayran bırakan bir imparatorluk. Bakın; Osmanlıyı anarken nasıl bir hitap ile anıyorlar” UFUKLARIN EFENDİSİ”. Bu bir hayal değil, bir inancın, bir sevdanın sonucu. Çok büyük özveriler ile elde edilen bir başarı. Bu hedefe ulaşırken ölüm bile bir sevda idi atalarımız için. Ölüm onlara, çok sevdikleri yüce yaradan için herkesin çok sevdiği bu dünya hayatını göz kırpmadan şahadet uğruna terk edebilmek idi. Ne için biliyor musunuz? Bizlerin, torunlarının müreffeh bir hayatı yaşamaları ve başlarımızın öne eğik olmaması için. Bu bizlerin üç kuruş bir menfaat elde etmesi ile gururlu, kibirli olması değil. Vakurlu bir Osmanlı torunu olmamız için.

Kara Osman mürşidinin Edebali’nin( kayın pederi ) tavsiyesi ile bey seçildi. Bilir misiniz Osmanlılar bir birlerini Bey ve Efendi diye hitap ederlerdi. Bu birbirlerine olan saygıyı gösterir. Edebalinin Osman beyi işaret etmesi, diğer kavimlerdeki şeyhlerin kavimleri Kayu beyliğine yönlendirmelerine ve bir imparatorluğun temeli atılmasına neden oldu. Osmanlıda olan Allah’ın terbiyesi, Mürşitlerine itaat, Allaha itaat olarak kabul görür, derhal söyleneni yerine getirirlerdi.Hiç bir şeyleri tesadüf değildi,Mürşitlerini tavsiye ile seçmezler Allah’a sorarak bulurlardı, çünkü Kur’an edebinden ayetin ruhuna uymak onlar için çok önemli idi.(16/NAHL-9: Ve alallâhi kasdus sebîli ve minhâ câir(câirun), ve lev şâe le hedâkum ecmaîn(ecmaîne).
Ve sebîllerin (dergâhlardan Sıratı Mustakîm’e ulaşan bütün yolların yani mürşidlerin) tayini, Allah’ın üzerinedir. Ve ondan sapanlar vardır. Ve eğer O dileseydi, sizin hepinizi hidayete erdirirdi.) ayetin gereği idi Allah’a sormak.
Böyle bir terbiye, dört yıl dört aylık olan çocukları devşirme okullarına alınması ile başlar. Ve bu kayıt işlemi tamamen ebeveynlerin çocuklarını getirip okulda mürebbiye olan Allah dostlarına teslim etmesi ile olur. Ne falaka vardır ne de tahakküm. Bir ceza sistemi vardır ama hiçbir zaman işkence değildir. Bir babanın evladına vereceği terbiyeyi aşmazdı. Her şey Allah sevgisi ile başlar hayatlarının sonuna kadar Allah aşkı ve hayranlığı ile yaşanırdı
Bize anlatılanlardan, Osmanlı düşmanlarının yazıları ile kirletilmiş yargılarınızdan kurtulun ve Yılmaz Öztunanın Osmanlı tarihini okuyun o zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız.
Osmanlı; hakkında pek çok kitap yazılan, yorumlar yapılan, tartışılan, konuşulan bir devlet, imparatorluk. Üzerinden bunca asır geçmesine rağmen neden bu kadar tartışılıyor, konuşuluyor, yorumlanıyor, bazen karalanmaya varan sözler söyleniyor hakkında? Tarih kitaplarının kuru, duygusuz sayfalarında okuduklarımızdan mı ibaret Osmanlı?
Fatih’i, Yavuz Sultan Selim’i, Kanuni’si, Barbaros Hayrettin Paşa’sı, Piri Reis'i, yeniçerileri, akıncıları, hoşgörüsü, adaleti, esnafı, sanatkârı, halkı ile ilgili yapılan bütün yorumlara rağmen tarihin belleğine Nizam-ül Âlem (âleme nizam veren) olarak kazınan Osmanlı.
Osmanlı’nın fetihlerinin ve tüm yaptıklarının altındaki amacı anlayamamış insanların anlattığı gibi miydi Osmanlı? Osmanlı’nın yaşadığı kendini Allah yoluna vakfetme duygusunu hiç hissetmemiş, belki de Osmanlı'dan utanç duyan insanların söyledikleri gibi miydi?

Osmanlı’yı bir de bizden dinleyin.
Kendilerini en büyük düşmanları kendi nefsleri idi, çünkü nefslerinin devamlı kötülüğü emreden bir beden olduğunu çok iyi biliyorlardı(12/YUSUF–53: Ve mâ uberriu nefsî, innen nefse le emmâretun bis sûı illâ mâ rahime rabbî, inne rabbî gafûrun rahîm(rahîmun).
Ve ben, nefsimi ibra edemem (temize çıkaramam). Çünkü nefs, mutlaka sui olanı (şerri, kötülüğü) emreder. Rabbimin Rahîm esmasıyla tecelli ettiği (nefsler) hariç. Muhakkak ki Rabbim, mağfiret edendir (günahları sevaba çevirendir). Rahîm’dir (rahmet nurunu gönderen, rahmetiyle nefsleri tezkiye ve tasfiye edendir). Yani nefslerinin kötülüğü emrettiğini bilen bir toplumdu. Kendilerinin de nefslerini temizlemesi mümkün olmadığını biliyordu.(4/NİSA–49: E lem tere ilellezîne yuzekkûne enfusehum belillâhu yuzekkî men yeşâu ve lâ yuzlemûne fetîlâ(fetîlen).
(Habibim), nefslerini tezkiye ettiklerini söyleyenleri görmedin mi? Hayır, öyle değil (nefsini tezkiye ettiğini söyledi diye kimsenin nefsi tezkiye olmaz). Ancak Allah, dilediği kişinin nefsini tezkiye eder. Ve onlar, hurma çekirdeğinin ince ipliği kadar bile zulüm olunmazlar) ayette söylendiği gibi Allah dilediğinin nefsini temizler. Gene(53/NECM–32: Ellezîne yectenibûne kebâirel ismi vel fevâhışe lemem(lememe), inne rabbeke vâsiul magfireh(magfireti), huve a'lemu bikum iz enşeekum minel ardı ve iz entum e cinnetun fî butûni ummehâtikum, fe lâ tuzekkû enfusekum, huve a'lemu bi menittekâ.
Onlar ki, küçük günahlar hariçbüyük günahlardan ve fuhuştan içtinap ederler (sakınırlar). Muhakkak ki Rabbin, mağfireti geniş olandır. O, sizi daha iyi bilendir. O, sizi topraktan yaratmıştı. Ve siz, annelerinizin karnında cenin idiniz. Öyleyse nefslerinizi temize çıkarmayın (nefslerinizi tezkiye ettiğinizi iddia etmeyin). O (Allah), kimin takva sahibi olduğunu daha iyi bilendir.) Enaniyet yani benlik Osmanlı için Konuşmalarında ,”Allah’ın izni ile inşallah” kelimeleri sıkça kullanılır, bundan da bir sıkıntı duymazlardı. Nefsin temizlendiği tek yer dergâhlardı. Allahın Veli Resulleri bu görevin sahipleridir(7/A’RAF–35: Yâ benî âdeme immâ ye’tiyennekum rusulun minkum yekussûne aleykum âyâtî fe menittekâ ve asleha fe lâ havfun aleyhim ve lâ hum yahzenûn(yahzenûne).
Ey Âdemoğulları! Sizin içinizden, size âyetlerimi anlatan (kıssa eden) resûller geldiği zaman, bundan sonra kim takva sahibi olur ve nefsini ıslâh ederse (nefs tasfiyesi yaparsa), artık onlara korku yoktur. Ve onlar mahzun da olmazlar ) Ayette geçtiği gibi Kur’ân’ı yaşayan bir topluluk. Çünkü kendilerinden önce yaşamış olan Peygamberimiz SAV Efendimiz ve Ashabı da Kur’ân’ı ayet ayet yaşadılar.
Biz neredeyiz, Bize neler öğretiliyor? Bu bilgi ile olabilir miyiz ne dersiniz?
Ben Sahabe gibi olmak istiyorum. Ben Osmanlı gibi olmak istiyorum. Birileri bizlere bu güzel insanlar gibi nasıl yaşanacağını öğretmeli diye sesli düşünmenin zamanı gelmedi mi? Bu devirde bazıları dini yaşamak için taşeron tutmuş, kendileri sorumluluktan kurtulmuş gibi rahat. Tek bildikleri eçhelliklerinden kaynaklı hakaret. Osmanlı böylemi idi? Neden araştırmıyorsunuz? Tek doğru kaynak Kur’ân, Onu anlamak için de zikir ehline sormak lazım. Yoksa iyi bildiğini sandığınız kişilerin yaşantısında onları örnek alacağınız sahabenin güzelliğini görüyor musunuz? Size Kur’ân ile mi hidayet yolunu gösteriyorlar? Ne olur düşünün, yani tefekkür edin, yoksa buza yazılmış yazıdan bir farkı olmayacak bu yazdıklarımın.

Allah’a emanet olun.

Dr. Doğan Kuşman
Logged
muamma_25'in Imzasi


Kıyamet var!
Var kıyâm et!...
DADAŞ2554
Çalışkan Üye
*

Rep Puan: 11
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 465

Tesekkür
-Verilmis: 0
-Alinmis: 11



اللَّهAllah'a güven, vekil olarak Allah yeter.33/3


« Yanıtla #1 : Ocak 26, 2008, 06:27:13 ÖÖ »

Evet OSMANLI OLMAK bir ayrıcalık torunu olmak daha bir ayrıcalık. ama onlara layık olamamak çok acı bir ayrıcalık.
saygılar
Logged
DADAŞ2554'in Imzasi
قَالُواْ إِنَّا لِلّهِ وَإِنَّـا إِلَيْهِ رَاجِعونَ
"Biz Allah'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz."
badigard_06
Tüm Dadaşlara Selam Olsun
Süper Moderator
*

Rep Puan: 26
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1131

Tesekkür
-Verilmis: 39
-Alinmis: 40



İntikam Kutsaldır


WWW
« Yanıtla #2 : Ocak 26, 2008, 11:14:45 ÖÖ »

Alıntı:DADAŞ2554 tarafından gönderildi.
Evet OSMANLI OLMAK bir ayrıcalık torunu olmak daha bir ayrıcalık. ama onlara layık olamamak çok acı bir ayrıcalık.
saygılar
Doğru söze ne denir. Paylaşım için sağolasın bacım

Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Powered by SMF 1.1.4 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

Okey, sohbet odaları canlı dizi izle vidivodo