Ceddim Osmanlı
Onlar;
“Mutlak adâlet”in öncüleriydi,
Kurucularıydı medeniyetin yeryüzünde.
Emânetçi olduklarına inanarak,
“Mülk Allah’ın” derlerdi.
Onlar;
Çâresiydi, bilcümle çâresizlerin,
Aşevleri açarlardı yoksul garibanlara.
Âşiyan yaparak kuşlara bile,
Şefkat gösterirlerdi.
Onlar;
Birer “vakıf insan”dı Hak yolunda.
Hanlar, kervansaraylar, köprüler, bedestenler,
Çeşmeler, camiiler derken, taşa çekiçle;
Hoş şekil verirlerdi.
Onlar;
Sayısız zaferler kazansalar da,
Kaçınırlardı zafer sarhoşluğundan.
Mağrurluktan münezzeh adımlarla,
Usulca yürürlerdi.
Onlar;
“Devlet-i Aliyye”nin bekâsı için,
Tenezzül etmezlerdi gayrimeşru işlere.
Helâlinden kazanarak rızklarını;
Helâlinden yerlerdi.
Onlar;
Ki secdeye vardıklarında,
Dua ederlerdi “Ümmet-i Muhammed”e.
Aşk ile potasında Din-i mübin’in;
Âdeta erirlerdi.
Onlar;
Suya sevdalıydılar, bir içimlik suya,
Gözleriyle içerlerdi suyu.
Su gibi azizdiler, hatta rüyalarında;
“Bengisu” görürlerdi.
Ahmet Süreyya DURNA