Merhaba !
Sayfa: [1]   Aşağı git
Gönderen Konu: HAZRETİ MEHDİ  (Okunma Sayısı 170 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
DADAŞİST
Çalışkan Üye
*

Rep Puan: 20
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 638


mavi türklüğü beyaz erzurumu kırmızı bayrağı ...


« : Mayıs 25, 2008, 14:46:08 ÖS »

Hz. Peygamberimiz (sav) Müslümanlara ahir zamanda, zulüm içindeki dünyayı, sevgi ve barış ortamına kavuşturacak olan Hz. Mehdi'nin zuhurunu müjdelemiştir. Nitekim, Peygamber Efendimiz (sav) bu müjdeyi Müslümanlara verirken şöyle buyurmuştur:

"...Dünyanın ömründen sadece bir gün kalsa bile, Allah benim Ehl-i Beytimden bir adam gönderecektir. O dünyayı (daha önce) zulümle olduğu gibi adaletle dolduracaktır." (Sünen Ebu Davud, Cilt 14 s. 402)

Bu haber iman edenlerin şevk ve heyecanını arttıran çok büyük bir müjdedir. Bu konuda İslam alimleri yüzyıllardır Hz. Mehdi'nin zuhuru heyecanı ile yaşamış kendi zamanındaki olayları onun zuhurunun öncü alametleri saymış ve gelecek nesillere de bunları aktarmış ve müjdelemişlerdir.

Kütüphanelerimiz, birçok İslam aliminin kaleme aldığı, Hz. Mehdi ile ilgili yüzlerce yazma eserle doludur. Bu şekilde, o zamandan bugüne, bu büyük müjdenin şevk ve heyecanını İslam alimleri günümüze taşımışlar ve İslam ümmeti içinde bu konunun canlı tutulmasına ve takibine vesile olmuşlardır. Her alim bir sonraki kuşağı Hz. Mehdi ile müjdelemiş. onun araştırılması ve tanınmasını tavsiye etmişlerdir.

İslam alimlerinin eserleri vasıtasıyla günümüze kadar ulaşan bu müjdenin alametleri o günden bu güne görülmeye devam etmektedir. Nitekim, bu alametler bize, Hz. Mehdi'nin faaliyetlerini günümüz yıllarında gerçekleştirdiğini göstermektedir. Bu da Müslümanları büyük bir şevke, heyecana sevk etmektedir.

Nitekim, yaşadığımız yıllarda yeryüzünde meydana gelen zulüm, kargaşa, terör ve savaş ortamı, fitneler, kıtlıklar, depremler Hz. Mehdi'nin zuhurunun alametlerindendir. Bu bilgiye sahip olmak da Müslümanları, Hz. Mehdi'nin zuhurunun alametleri ve Hz. Mehdi'nin sıfatları hakkında daha detaylı bilgi edinmeye sevk etmektedir. Bu konuda öğrenilecek her yeni bilgi Müslümanların heyecanını arttırır.

Bu çalışmayı hazırlamaktaki amacımız ise dünyaya adalet, barış, huzur, bolluk ve refah getirecek olan Hz. Mehdi hakkında Müslümanların daha fazla bilgi sahibi olmasıdır.

Şüphesiz ki, içinde yaşadığımız bu dönemde Hz. Mehdi'nin zuhurunun alametlerini takip etmek, onu tanımak için çaba harcamak, onun ordusundan olmak gerekmektedir.

Bize ulaşan hadislerden de anlaşıldığı gibi Hz. Mehdi zaten kendi icraatını yapmaktadır. Bize düşen onu araştırmak ve ona tabi olmaktır.

Hz. Mehdi, ahir zamanda gönderileceği Peygamber Efendimiz (sav) tarafından müjdelenmiş, Müslümanları zulüm ve sıkıntı ortamından kurtaracak, yeryüzündeki fitneleri ortadan kaldıracak, tüm dünyaya barış, adalet, bolluk, huzur, mutluluk ve refah getirecek kutlu bir şahıstır. Peygamberimiz (sav)'den aktarılan sahih rivayetlere göre Hz. Mehdi, çeşitli hurafelerle, batıl inanç ve uygulamalarla aslından uzaklaştırılmış olan dini özüne döndürecek, Hz. İsa ile buluşacak, Allah'ın izniyle yegane hak din olan İslam ahlakının yeryüzüne hakim  olmasına vesile olacaktır.

Peygamber Efendimiz (sav)'in hadislerinde kıyamete yakın bir zamanda yaşanacak olan ahir zaman hakkında çok detaylı bilgiler ve işaretler yer almaktadır. Peygamberimiz (sav)'in verdiği bilgilere göre, bu dönemde birbiri ardınca pek çok önemli olay gerçekleşecektir. Ahir zamanın ilk devresinde dünyada büyük bir bozulma ve karmaşa hüküm sürecek, ikinci aşamada ise gerçek din ahlakının
yaşanmasıyla birlikte yeryüzünde barış ve huzur hakim olacaktır.

                                         HZ MEHDİ NİN FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ
Son birkaç on yıldır yeryüzünde meydana gelen kargaşa, zulüm, terör ve savaş ortamı, fitneler, kıtlıklar, depremler Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışının alametlerindendir. Bu  bilgiye sahip olmak da Müslümanları, Hz. Mehdi'nin geliş alametleri ve Mehdi'nin sıfatları hakkında daha detaylı bilgi edinmeye sevk etmektedir. Bu konuda öğrenilecek her yeni bilgi, Müslümanların heyecanını daha da artıracaktır.

Hz. Peygamberimiz (sav) Müslümanlara, ahir zamanda Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışını müjdelemiştir. Peygamber Efendimiz (sav) bu müjdeyi Müslümanlara verirken şöyle buyurmuştur:

    Bu haber iman edenlerin şevk ve heyecanını arttıran çok büyük bir müjdedir. Peygamber Efendimiz (sav)'in hadisleriyle beraber, İslam alimleri de, yaşadıkları dönemlerden günümüze kadar ulaşmış el yazması eserleriyle, o zamandan bugüne, bu büyük müjdenin şevk ve heyecanını taşımışlar; inananlar için bu konunun canlı tutulmasına ve takibine vesile olmuşlardır. İşte içinde bulunduğumuz bu dönemde ortaya çıkan alametler bize, Hz. Mehdi'nin çıkışının yakın olduğunu göstermektedir.

Peygamberimiz (sav), Hz. Mehdi'nin ahlakı ve mücadelesinin yanı sıra, fiziksel özelliklerini de çok detaylı olarak tarif etmiştir. Peygamberimiz (sav)'in Hz. Mehdi hakkındaki tasvirleri o kadar detaylı ve açıktır ki, Hz. Mehdi ortaya çıktığında kendisini görenler bu tasvirlerden hemen kendisini tanıyacaklardır.

Bir ayette, Kitap Ehli'nin Peygamber Efendimiz (sav)'i "çocuklarını tanır gibi" tanıyacakları bildirilmektedir:

Kendilerine kitap verdiklerimiz, onu (peygamberi), çocuklarını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen içlerinden bir bölümü, bildikleri halde gerçeği gizlerler. (Bakara Suresi, 146)

Bu ayet işari manada, Hz. Mehdi'nin tanınmasına da işaret etmektedir. Hz. Mehdi de ortaya çıktığında, Peygamberimiz (sav)'in tasvirleri ışığında, insanlar onu çocuklarını tanır gibi tanıyacaklardır. Ancak buna rağmen bazı insanlar, bu mübarek şahsı tanımamazlıktan gelecekler ve kendisini inkar edeceklerdir.

GÜZEL VE NURLUDUR

O (Mehdi) güzel bir delikanlıdır, güzel yüzlüdür. Yüzünün nuru başına ve saçlarının siyahına kadar yükselir.
(Mehdilik ve İmamiye, sf. 153 /İkdüd Dürer'den)
Yüzü parlayan yıldız gibi nurludur.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 33/Kitab-ül Burhan Fi Alamatil-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 22)

... Yüzü gökyüzünde parlayan yıldız gibidir.

(Deylemi, c. IV, sf. 221, İbnu'l Cevzi, c. II, sf. 558; Ali b. Sultan Muhammed el-Kari el-Hanefi “Risaletül Meşreb elverdi fi mezhebil Mehdi”)
O (Mehdi), orta boylu ve güzel yüzlü bir gençtir... Yüzünün nuru, saçının, sakalının ve başının siyahlığı üzerine gün gibi parlar ve ona yücelik verir.
(Ukayli “En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal”)
Mehdi benim çocuklarımdandır. Onun yüzü, parlak yıldız gibidir.
(Ukayli “En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal”)

Güzel yüzlüdür. Yüzünün nurları ona azamet verir.
(Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si “Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)

... Yüzünde parlak yıldız gibi bir renk vardır...
(Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar, sf. 12)
Allah, Hz. Yusuf'un güzelliğini şu şekilde haber vermektedir:
... (Yusuf'a da:) "Çık, onlara (görün)" dedi. Böylece onlar onu (olağanüstü güzellikte) görünce (insanüstü bir varlıkmış gibi gözlerinde) büyüttüler... (Yusuf Suresi, 31)

SİYAH SAÇLIDIR
Yüzünün nuru başına ve saçlarının siyahına kadar yükselir.
(Mehdilik ve İmamiye, sf. 153/İkdüd Dürer'den)
Siyah saçlıdır. Siyah sakallıdır.
Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si “Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)
Yüzünün nuru, saçının, sakalının ve başının siyahlığı üzerine gün gibi parlar ve ona yücelik verir.
(Ukayli “En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal”)

YÜZÜNDE BEN OLMASI
Mehdi gür sakallı, ön dişleri parlak, yüzü benli , açık alınlıdır.
(Mer'iy b. Yusuf b. Ebu Bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si “Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)
Yüzünde bir ben bulunacaktır.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, s. 41)

OMUZUNDA PEYGAMBER (SAV)'İN
ALAMETİ VARDIR
Mehdi'nin omuzunda Peygamber Efendimiz (sav)'deki alamet bulunacaktır.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 41)
Omuzunda Peygamber (sav)'in alameti vardır.
(Kıyamet Alametleri, Berzenci, sf. 165; Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 23)
Omuzunda Peygamber (sav)'in nişanı vardır.
(Kıyamet Alametleri, Berzenci, sf. 163)
Hadis-i şeriflerden anlaşılacağı üzere Hz. Mehdi'nin iki omuzu arasında Hz. Muhammed (sav)'de olduğu gibi açık bir işaret olan "Peygamberimiz (sav)'in alameti" olacaktır. Peygamberimiz (sav)'in alameti, İslami kaynaklarda şu şekilde bildirilmektedir:
Ebu Saib b. Yezid'den rivayet edilmiştir: "Gözüm Peygamberimiz (sav)'in iki omuzu arasındaki mühüre ilişti."
(Sünen-i Tirmizi, 6/126)

RENGİ
Hz. Mehdi'nin rengi arabi… (İbn Hacer El Mekki; "El-Kavlü'l Muhtasar fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar", sf. 15-75)
Not: Arap ırkının ten rengi kırmızıyla karışık beyazdır.
Hz. Peygamber (sav)'in ten rengi de kırmızıya çalan beyaz renkti. Fakat, teninin görünen kısımları güneş, rüzgar gibi etkenlerle esmere çalıyordu. Rivayetlerden Hz. Mehdi'nin de Peygamber Efendimiz (sav)'le aynı renkte olacağı anlaşılmaktadır. Bir rivayette Resulullah (sav)'ın ten rengi şöyle tarif edilmektedir:
Enes b. Malik, Peygamber (sav)'in rengi hakkında şöyle dedi: Beyaz idi. Fakat beyazı esmere çalıyordu.
(İbni Kesir, Şemail'ür- Resul, sf. 28)
Esmerden maksat bembeyaz olmayıp az kırmızılığı ispat etmektir. Çünkü Resul-ü Ekrem Hazretleri'nin rengi, hamamdan henüz yeni çıkmış ve kendisine kızıllık gelmiş olan bir beyaz kimsenin o andaki rengi gibidir. Yani Resul-ü Ekrem Hazretleri'nin mübarek rengi, kırmızı ile karışık nurani beyaz idi.
(İbni Kesir, Şemail'ür- Resul, sf. 28)

GENEL GÖRÜNÜMÜ Hz. Mehdi'nin boyu, posu sanki Beni İsrail ricalindedir.
(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 36-29)
Cismi, İsrail cismidir.
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 24)
Mehdi sanki Beni İsrail'den bir şahısdır. (Tavrı onlara benzer yani heybetli ve akıllı)
(Kitab-ül Burhan Fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 23-30)

O … heybetli bir şahısdır.

(İkdüd dürer)

Hz. Mehdi'nin bedeni İsraili'dir. Hz. Mehdi, sanki Beni İsrail ricalindendir (önde gelenlerindendir).

(İbn Hacer El Mekki)

(Dış görünüşü) sanki İsrailoğullarından bir insana benzemektedir.

(Ukayli “En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal”)

Sanki o, İsrailoğullarından bir insan gibidir.

(Nuaym b. Hammad, vr. 52a; Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si “Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)

 

BOYU

Mehdi, orta boylu olacaktır.

(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 41)

Mehdi'nin adı Muhammed b. Abdullah'tır. O, orta boylu...

(Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar, sf. 11)

Peygamber Efendimiz (sav)'in de aynı boyda olduğunu rivayetlerden öğrenmekteyiz:

Enes B. Malik rivayetlerde buyurdu ki: Resulullah (sav) orta boylu idi. Bilindiği gibi hadiste geçen "Rab'a" kelimesi normal ve orta boylu demektir. Fakat normal boy için uzun olan şahsa göre bir sınır vardır. Çünkü boyun sahibi kendi karışı ile yedi karış kadar olan boya normal boy denilir.

(Tirmizi, Şemail-i Şerif, sf. 15)

 

GENİŞ VÜCUTLU OLMASI

Hadislerde Hz. Mehdi'nin karnının, göğsünün, alnının, bacak aralıklarının, uyluklarının geniş olduğu bildirilmektedir. Alnının geniş olmasıyla orantılı olarak başı da büyük olacaktır. Tüm bu tasvirlerden, Hz. Mehdi'nin tüm vücudunun geniş olduğu anlaşılmaktadır.

İri gövdeli...

(Ukayli “En-Necmu's-sakıb fi Beyanı Enne'l Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale't-Temam ve'l kamal”)

O, alnı açık… karnı büyük, iki uyluk arası açık…

(Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar, sf. 13)

İki uyluk arası açık...

(Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si “Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)

Hz. Mehdi, Hz. Hasan'ın soyundandır. Bacakları aralıklıdır.

(Ali Bin Hüsamettin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, sf. 22)

... Onun... alnı geniştir. Yeryüzünü adaletle dolduracak ve malı bol bir şekilde dağıtacaktır.

(Ali Bin Hüsamettin El Muttaki, Celaleddin Suyuti'nin Tasnifinden Hadisler – Ahir Zaman Mehdisinin Alametleri, sf. 22)

 

ALNININ AÇIK VE GENİŞ OLMASI

Hz. Mehdi'nin alnının açık ve geniş olmasına orantılı olarak başının da büyük olacağı hadislerden anlaşılmaktadır.

Mehdi bendendir... Açık alınlıdır.

(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 21)

Mehdi bizdendir, alnı açık...

(Kitab-ül Burhan fi Alamet-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, sf. 21)

Alü Teala, benim neslimden, alnı açık , yeryüzünü adaletle doldurarak malı ve eşyayı insanlara bol bol ikram eden bir evladımı gönderecektir.

(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 23)

O, açık alınlıdır.

(Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si “Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)

Muhakkak ki Allah, benim neslim içinde alnı açık (olan) bir şahıs gönderecektir.

(Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar, sf. 11)

 

KARNININ GENİŞ OLMASI

O, alnı açık... karnı büyük , iki uyruk arası açık...

(Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar, sf. 13)

 

UYLUKLARI UZUNDUR

Uylukları uzundur, rengi Arap rengidir.

(Kıyamet Alametleri, Berzenci, sf. 162-163)

 

YÜRÜYÜŞÜ

Bir özelliği de yürürken uyluklarının açık ve birbirinden uzak olmasıdır.

(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 32)

 

YAŞI

Hadislerde belirtilen Hz. Mehdi'nin gönderildiği yaşlardan kasıt, onun vazifeye başlayacağı, insanların kendisini tanıyacakları ve faaliyetini görüp izleyecekleri yaşlardır.

Yaşı 30 ile 40 arasında olduğu halde gönderilecektir... Mehdi benim evlatlarımdandır. 40 yaşlarındadır.

(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 41)

40 yaşındadır. Diğer bir rivayete göre 30 ile 40 yaşındadır.

(Kıyamet Alametleri, Berzenci, sf. 16)

Mehdi benim neslimdendir. O 40 yaşındadır. Sanki yüzü parlak bir yıldızdır...

(Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdisi “Fevaidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)

 

SAKALI

Sakalı bol ve sık olacaktır.

(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamatil Mehdiyy-il Muntazar, sf. 23)

Sakalı sıktır.

(Kıyamet Alametleri, Berzenci, sf. 163)

BURNU GÜZELDİR

Onun alnı geniş, burnu ise ince olacaktır.

(Tırmizi, Büyük Hadis Külliyatı, Rudani 5.Cilt, sf. 365)

O, açık alınlı, küçük burunlu…

(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, "Kıyamet Alametleri" Pamuk Yayınları, Trc. Naim Erdoğan, sf. 163)

O açık alınlı ve ince burunludur.

(Ahmed, b. Hanbel II-291, III-17) (Süneni Ebu Davud Terceme ve şerhi cilt. 14, Şail Yayıncılık, K. el-Mehdi (35), s. 404)

 

KAŞLARI VE GÖZLERİ

O, açık alınlı, küçük burunlu, iri gözlü....

(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, "Kıyamet Alametleri" Naim Erdoğan, sf. 163)

Kaşı kavislidir.

(Muhammed B. Resul Al-Hüseyni El Berzenci, "Kıyamet Alametleri" Pamuk Yayınları, Trc. Naim Erdoğan, sf. 163)

Hz. Mehdi'nin kaşları... araları açık...

(El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 41)

Hadiste Hz. Mehdi'nin kaşlarının aralarının açık olmasıyla, gözü ve kaşı arasında mesafenin geniş olduğu ifade edilmektedir.

 

DİŞLERİNİN GÜZELLİĞİ VE PARLAKLIĞI

Dişleri parlak olacaktır.

(Nuaym b. Hammad, vr. 52a; El-Kavlu'l Muhtasar Fi Alamet-il Mehdiyy-il Muntazar, sf. 41)

Mehdi, gür sakallı, ön dişleri parlak...

(Mer'iy b. Yusuf b. Ebi bekir b. Ahmet b. Yusuf el-Makdi'si “Feraidu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar”)
Logged


DOYUM OLMAZ BİR GÖRSEN KÖROĞLUNUN BARINI GÜVENİRSİN ÖZÜNE DÜŞÜNMEZSİZ YARINI
DOĞUNUN SINIR TAŞI ERZURUMUN DADAŞI
EFESİ VAR İZMİRİN EĞİLMEZ TÜRKÜN BAŞI

hamza
Süper Moderator
*

Rep Puan: 51
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 4718



« Yanıtla #1 : Mayıs 26, 2008, 00:56:42 ÖÖ »

Bayada uzunmuş  keserek yarısından  fazlasını  okudum  dadaşist  ,  mehdi  bilmemiz gereken   
konudur  ( ben  pek  burada  yazılanların  tumune  ınanmasamda ) senınde ellerıne  saglık   ,
okuduk ,görduk , gösterecez..
Logged

Göz yaşarır  gönul hüzunlenir.

murat_34
Forum Aşığı
*

Rep Puan: 68
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5530


yokuşta akmayan ter,inişte gözyaşına döner!..


WWW
« Yanıtla #2 : Mayıs 26, 2008, 01:38:11 ÖÖ »

 
 


Beklenen Mehdi Kitabı'nın kısa sürede tükenen ikinci baskısından sonra gelişen dünya olayları ve Amerika'nın Irak'a saldırısı, işgali ve bu savaşta bölge ülkelerinin aynen Peygamberimiz'in hadislerinde bizlere belirttiği şekilde davranmaları konumuzla ilgili hadisleri gözden geçirmemize vesile olmuştur. Aşağıda yapmış olduğum ek çalışma ile bu savaşa ve olaylara bakan hadislerden bazılarını değerlendirdim.


"ORDUNUN KAYBOLUŞU"

"Mehdi'nin beş alameti bulunur. Bunlar Süfyani, Yemani, samadan bir sayha, Beyda'da bir ordunun batışı ve günahsız insanların öldürülmesidir."
(Naim Bin Hammad)

 


"IRAKLILARIN PARASI KALMAYACAK"

"Iraklıların elinde ölçecekleri bir tartı aleti ve alış-veriş yapabilecekleri bir para hemen hemen kalmayacak."
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. c.5 sf. 45 El Muttaki)


 


"BAĞDAT ALEVLERLE YOK EDİLİR"

Ahir zamanda Bağdat alevlerle yok edilir...
(Risaletül Huruc ül Mehdi, Cilt 3, sf. 177, Kayıt 854)


 


"BATILI GÜÇLER VE TÜRKİYE"

"Müslümanlarla Rumlar arasında sulh anlaşması olacak. Sonra onlar, Müslümanların düşmanlarıyla savaşacaklar, mağlup edip ellerinden mallarını aldıkları zaman o malları Müslümanlarla aralarında paylaşacaklar. Aradan bir müddet geçtikten sonra Müslümanlarla birlik olup Faris'i ele geçirecekler. Bir çok ganimetlerle birlikte insanlardan esirler alacaklar ve Müslümanlara:

-Biz size vediğimiz gibi, şimdi siz de bize ganimetlerden birşeyler verin! Diyecekler. Müslümanlar ellerindekini onlarla paylaşacaklar, sonra Rumlar:

-Kendi çocuklarınızdan da verin bize! Deyince müslümanlar buna razı olmayacaklar. BUNUN ÜZERİNE KOSTANTİNİYE (İSTANBUL) SAHİBİNE GELİP:

-Araplar bize ihanet ettiler, biz sayıca ve kuvvetce onlardan fazlayız, müsaade et de savaşalım diyecekler. Kralları:

-Siz ne kadar çok olursanız olun, Arapları yenemezsiniz! Diyecek. Sonra Romayı elinde tutan krala başvuracaklar. O, bunların teklifini kabul edip, seksen sancakla -her sancağın altında on iki bin kişi bulunacak- DENIZ YOLUYLA bir ordu gönderecek ve şu tenbihi yapacak:

Şam sahiline ulaştığının zaman gemilerinizi yakın, kendiniz bizzat onlarla savaşın.

Onlar tam teçhizat Şam'a gelecekler ve Şam'ı deniz ve kara olarak tam manasıyla ellerine geçirecekler. Kudüs'ü tahrip edecekler..... (Naim Bin Hammad)



"ARAP VE RUM (BATI) İTTİFAKI"

Arap ve Rum kralları biraraya geldiklerinde çok
şiddetli bir savaş yaşanacaktır.
(Risaletül Huruc ül Mehdi, s. 38 )


"IRAK VE ŞAM'A AMBARGO"

Ebu Nadre (R.A.) dedi ki; Cabir (R.A.)'ın yanında idik, şöyle dedi: "Öyle bir zaman yaklaşıyor ki, Irak ahalisine bir kafiz (kile),
bir dirhem sevk olunmayacak".
Dedik ki "bu kimden dolayı olur". Dedi ki: "Acemler (Arab'ın gayrısı) bunu men' ederler." Sonra dedi: "Şam ahalisine bir dinar, bir müdy (kile) sevk olunmayacak". "Bu kimden dolayı olur" dedik.
"Rumlar'dan dolayı" dedi.
(Et-Tac, Ali Nâsıf el-Hüseyni)

 



"IRAK YENİDEN YAPILANIR"

"İnsanların en şerlileri Irak'a saldırmadıkça kıyamet kopmaz.Ve ıraktaki masum insanlar Şam'a doğru sığınma yerleri ararlar. Şam yeniden yapılanır, Irak da yeniden yapılanır." ."
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. c.5 sf. 254, El Muttaki)


 


"IRAK HALKI ŞAM'A, KUZEY'E KAÇAR"

Şerli kişiler Irak'a saldırmadıkça kıyamet kopmaz.
(işte o zaman) Masum ve temiz Irak halkı Şam'a kaçar.
(Risaletül Huruc ül Mehdi... sf. 210)


 


"ŞAM'DA FİTNELER"

Şam'da fitneler bir taraftan sakinleştikçe, diğer bir taraftan alevlenir. Gökten çağırıcı bir melek "Mehdi emirinizdir. Mehdi Halifenizdir" demedikçe de fitneler bitmez.
(Risaletül Huruc ül Mehdi... s. 63)

 


"ŞAM, IRAK, ARABİSTAN"

"Resulullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur: ...Öyle bela ve musibetler olacak ki, hiçbir kimse, sığınabileceği bir makan bulamayacaktır. Bu belalar Şam'ın etrafında dolanacak, Irak'ın üzerine çökecek. Arabistan yarımadasının elini ve ayağını bağlayacaktır. İslam ümmeti orada belalara karşı bozkırlarda savaşacaklar. Hiçbir kimse, onların haline acıyıp; vah! vah! bile demeyecek. Onlar belayı bir taraftan defetmeye çalışırlarken, diğer taraftan o yine ortaya çıkacaktır."
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. c.5 s. 38-39 El Muttaki)

...belalar Şam'ın etrafında dolanacak,

 

...Irak'ın üzerine çökecek,

 

...Irak'ın üzerine çökecek,

 

 

"FIRAT İLE DİCLE ARASINDA, BÜYÜK SAVAŞ OLACAK"

"Fırat ile Dicle arasında Zevra denen bir şehir olacak. Orada büyük bir savaş olacak. Kadınlar esir edilecek, erkekler ise,
koyun kesilir gibi boğazlanacak."
(Kenzul Ummal, Kitab-ul kıyame, kısm-ul efal. c.5 sf. 38 El Muttaki)


 


"IRAK'IN ÜÇE BÖLÜNECEĞİ"

Resulullah (s.a.v.)in bildirdiğine göre, Irak halkı üç fırkaya ayrılır. Bir kısmı çapulculara katılır. Bir kısmı ailelerini geride bırakıp kaçarlar.
Bir kısmı savaşır ve öldürülürler.
Siz bunları gördüğünüz vakit kıyamete hazırlanın.
(Fera İdu Fevaidi'l Fikr Fi'l İmam El-Mehdi El-Muntazar)"

Küfe halkı üç kısma ayrılacak: Bir kısmı, Süfyani'nin ordusuna katılacak. Onlar, Cenab-ı Hakk'ın yarattığı en kötü insanlardır. Bir kısmı onlarla savaşacak onlar Cenab-ı Hakkın şerefli kullarıdır. Bir kısmı da yağmacılara katılacak, onlar günahkarlardır.
(En-Necmu's Sakıb Fi BeyanıEnne'l Mehdi Min Evladı Ali B.Ebi Talib)


Bir kısmı çapulculara kalır


 


Bir kısmı ailelerini geride bırakıp kaçarlar.

 

Bir kısmı savaşır ve öldürülürler.

 


"MASUM ÇOCUKLARIN ÖLDÜRÜLMESİ"

"…Muhammed ümmetinden masum bir çocuk öldürüldüğünde, gökten bir melek 'hak onda (Mehdi'de) ve onun yanında olandadır' diye haykırır.
(Sabban isafur Ragibin s.154)
               
                                                            alıntıdır
« Son Düzenleme: Ekim 05, 2008, 04:52:11 ÖÖ Gönderen: murat_34 » Logged


murat_34
Forum Aşığı
*

Rep Puan: 68
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 5530


yokuşta akmayan ter,inişte gözyaşına döner!..


WWW
« Yanıtla #3 : Ekim 05, 2008, 04:52:25 ÖÖ »

teşekkürler!!!
Logged


Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: