Merhaba !
Sayfa: [1]   Aşağı git
Gönderen Konu: Osmanlı Kuş Sevgisinin eseri: Kuş Köşkleri...  (Okunma Sayısı 145 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
muamma_25
Süper Moderator
*

Rep Puan: 81
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2431


Bir deruni hasrettir bu, vuslat olur o mahzun yüz!


« : Temmuz 23, 2008, 12:03:11 ÖS »





Korunmaya muhtaç kuşların barınmaları için yapılan kuş köşkleri, Osmanlı'nın kuş sevgisini günümüze taşıyor. Osmanlı mimarisinden başka hiçbir mimaride eşi ve benzeri bulunmayan kuş köşklerinin ilk örnekleri 16. yüzyıla kadar dayanıyor .

Kuşların uçma özelliklerinden kaynaklanan özel bir kuvvete sahip oldukları düşüncesi, Osmanlı'da, kuşların yaşanılan âlemden yükselerek çıktıklarını, Gök Tanrı'ya rahatça ulaştıklarını ve yer ile gök arasında serbestçe dolaştıklarını akıllara getiriyordu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Görevlisi Yard. Doç. Dr. Ahmet Vefa Çobanoğlu, Osmanlı' nın kuşlara saygı ve sevgi duyduğunu belirterek, Osmanlı'da kuşları rahatsız etmenin ve öldürmenin günah, kuşlara yuva yapmanın ve kuşların beslenmelerine yardım etmenin ise sevap sayıldığını söyledi.

Köşkler, korunmaya muhtaç kuşlar için yapıldı

Eski Osmanlı şehir evlerinde, insanlarla birlikte yaşayan leylek, güvercin, kumru, kırlangıç ve serçe gibi kuşlar, eski düşünce ve inanışlar nedeniyle kutsal hayvan sayılırdı. Kuş köşkleri, serçe, saka ve kırlangıç gibi korunmaya muhtaç küçük kuşlar için yapılmış olup hayvan sevgisinden doğmuş korunaklardır. Yrd. Doç. Dr. Çobanoğlu, kuş köşklerine, sanatsal değer taşıyan büyük binaların en çok güneş alan cephelerinde rastlanıldığını belirterek, "Kuş köşkleri, insan elinin veya kedi, köpek gibi hayvanların erişemeyecekleri yükseklikteki emniyetli yerlere, yağmur ve kardan korunmaları için konsolların geniş saçak altlarına, duvar köşelerine ve taştan zarif evciklere yapılmıştır." dedi.

Yrd. Doç. Dr. Çobanoğlu, Osmanlı döneminde, köpeklere, kedilere ve atlara karşı da büyük bir sevgi duyulduğunu söylüyor ve hayvanların korunması için tesisler oluşturan Osmanlı'nın, süslü evler yapmış olduğunu belirtiyor.

Kuşların, mimarların zevklerine göre işlenilen kuş köşklerine girebilmeleri için kapılar, hava almaları için pencereler ve alt süsler yapılmış. İstanbul yangınlarının, ahşap evlere zarar vermesi nedeniyle bu sanat eserleri kül olup tarihe karışmış. Geriye, sadece taş binalarda bulunan bazı örnekleri kalmış. Hayal mahsulü birer sanat eseri olan kuş köşklerinin pencereler, saçaklar, kubbeler, balkonlar, cihannümalar, alemler, şehreşinler, sütunlar gibi yapı unsurları bulunuyor.

Kuş köşklerinin ilk yapıldığı yer: Hayır evleri

Yrd. Doç. Dr. Çobanoğlu, Bursa'daki hayır evlerini, kuş köşklerinin ilk yapıldığı yer olarak gösteriyor. Bursa Leylek Hastanesi'nin ve Üsküdar Kediler Hastanesi'nin, dünyada eşi ve benzerine rastlamak mümkün değil.

İstanbul'un Perşembe Pazarı semtindeki hanlarda pek çok kuş köşkü vardır. Fermeneciler Yokuşu'nda, Sandalcılar Sokağı'nda, Valde Hanı civarında kuş köşkleri sıralanmış; fakat çoğu köşk harap hâlde. Lâleli Camii çevresinde, Nur-u Osmaniye Camii ağırlık kulelerinde, Büyük Çekmece'de Koca Sinan Köprüsü'nde, Üsküdar Ayazma, Selimiye, Cedit Valde, Amasya Sultan Beyazıt ve Tokat Ulu camilerinde, Edirne'de Merzifonlu Mustafa Paşa Çeşmesi'nde birçok kuş köşkü bulunuyor.

Doğu Beyazıd, Tokat, Amasya, Kayseri, Niğde, Antakya, İzmir, Bolu, Bursa, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Filibe ve Tırnova gibi Anadolu ve Rumeli'nin hiç umulmayan köşelerindeki binalarda da kuş köşkleri karşımıza çıkmaktadır 

 
Üzerlerinde kuş evi ve sarayları barındıran mimari eserler

İstanbul: Süleymaniye, Bali Paşa, Yeni Cami, Nuruosmaniye, Fatih, Laleli, Üsküdar, Ayazma, Selimiye camileri, B. Çekmece Sokulu Mehmet Paşa Köprüsü, Kara Mustafa Paşa, Amcazade Hüseyin Paşa, Seyyid Hasan Paşa, Feyzullah Efendi Medreseleri, Ragıp Paşa, Amcazade Hüseyin Paşa, I. Mahmut, Şebsefa Hatun, Şah Sultan Sıbyan Mektepleri, I. Mahmut kütüphanesi, 3. Mustafa Türbesi, Büyük Yeni han, Çukurçeşme Hanı, Hasan Paşa Hanı, Eski darpane, Taksim Maskemi, Balat Ahrida Sinegogu, Yahudi Gasilanesi. Tokat ve Antakya da Ulu Cami, Niğde Kığılı Camisi, Amasya Sultan Beyazıt camisi, Doğu Beyazıt İshak Paşa Sarayı Camisi, Hayrabolu Çorumi Mustafa Efendi Camisi, Nevşehir Damat İbrahim Paşa Kütüphanesi, Merzifon Kara Mustafa paşa Hanı, Zile Çarşı Hamamı, Kayseri Seyh Çeşmesi
« Son Düzenleme: Temmuz 23, 2008, 12:04:45 ÖS Gönderen: muamma_25 » Logged



Kıyamet var!
Var kıyâm et!...

€sR@R€nG!z
Küçük Baş Belası
Forum Aşığı
*

Rep Puan: 73
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 9520


DiKeNlErİn BaTmAsInI İsTeMiYoRsAn TuTmAsInI BiL


« Yanıtla #1 : Temmuz 23, 2008, 14:38:09 ÖS »

Teşekkürler.Osmanlı kış zamanında ayıları bile aç bırakmamış.Ya şimdiki insanlar
Logged


pckopat_girl
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Temmuz 23, 2008, 18:24:20 ÖS »

tesekkurler
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: