
Eğer bir gün dünya seni sıkarsa, Rabbine dönüp “benim büyük bir sıkıntım var” deme.
Sıkıntına dönüp “benim ne büyük bir Rabbim var” de!
İşte Hazreti Pir Mevlâna (ks) dilinden, siz canların hâlisâne gönüllerinden çıkan, amin hitamına müştak niyazımız:
Ey arslanlar yaratan Allah’ım! Eğer, biz bir köpeklik etti isek, nefs-i emmâre arslanını pusudan çıkarıp, üstümüze saldırtma. Aslında bize mânevî kuvvet veren, hoş, tatlı su gibi olan ibâdetlerimizi, iyiliklerimizi, yapılması zor,
ateş gibi yakıcı gösterme. Hakîkatte ateş olan ve bizi felâkete sürükleyen günahlarımızı, dünya sevgisini de, bize hoş, latîf su gibi sevdirme…Allah’ım! Sen, bizi, dünya sevgisi ile sarhoş eder de âdetâ, kahır şarabından mestlik verirsen, aslında yok olan şeyleri, dünya ziynetlerini varlık sûretine büründürür, var gibi gösterirsin. Allah’ım! İlâhî yardımının, merhametinin sembolü olan “mâ-i tahûr”u, o tertemiz suyu serp de şu günahkâr dünyanın gaflet, cehâlet ve sapıklık ateşi tamamiyle nûr kesilsin ve günahkârlar kurtulsun.
Ey cümle halkın maksudu, al gönlümü senden yana, ey külli şeyin mevcudu, al gönlümü senden yana
Budur yüreğim yâresi, gitmedi yüzüm karası, ey bi-çâreler çâresi, al gönlümü senden yana Nefs elinden âvâreyim, hırs elinden bî-çâreyim, gayrı kime yalvarayım, al gönlümü senden yana
Kurtar nefsin belâsından, can bu lutfu bula senden, n’ola ihsân ola senden, al gönlümü senden yana
Gözlerimi giryan eyle, hem ciğerim biryan eyle, esrârına hayran eyle, al gönlümü senden yana
Ümmi Sinân der: Yaradan, kaldır perdeyi aradan, kurtar bizi bu yaradan, al gönlümü senden yana
Umalım ki Mevlam söylediklerimizi önce bize duyursun,
sonra ihtiyacı olanlara tesir buyursun. . .
Mevlam ateş-i aşkınızı ziyâde eylesin
Gam ve telaş sizlerden uzak olsun da
huzur bulasınız efendim
Fakîr Ed-dâi Nâyi