hamza
Forum Kolik
Rep Puan: 24
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 2316
Tesekkür
-Verilmis: 125
-Alinmis: 135
|
 |
« : Mayıs 02, 2008, 23:50:34 ÖS » |
|
 |
|
 |
 |
Artık sözün gücünün tükendiği, nutukların, şiirlerin, sohbetlerin anlamını yitirdiği, uğruna can, kan, bedel, gözyaşı verilen değerlerin ayaklar altında süründüğü, Türklüğün aydınlık dirilişi için o karanlık gecede kırk yiğidin ismini sıralayan Kürşad’ın haykırışının dudaklarda titreme ve gözyaşlarıyla okunmadığı, Dede Korkut’un, Bilge Kağanın, Ergenekon’un, yürekleri şahlandırmadığı, Conkbayırı’nın, Dumlupınar’ın toprağına kimsenin yüz sürmediği, hiç doğmayacakmış gibi görülen güneşin beklendiği, karanlıkların tükenmek bilmediği anları dakika dakika yaşayan Oğuz Yurdunun bozulmamış yiğit evlatları;
Artık Yeter! demek zamanı gelmedi mi?
Evet, Artık Yeter!
Bu kadar zillet, bu çürümüşlük yeter. Şehitlerin, ataların ruhu, gazilerin duaları artık boşluklarda değil, kahraman yüreklerde yankılanmalı.
Ötüken’den, Tanrı Dağlarının eteklerinden akın akın gelen Oğuz atalarımın yurt edindiği topraklarda neler oluyor?
Türk adının anılmaya çekinilir hale geldiği bu yurtta eşkıya başının temsilcileri her yanda cirit atıyor, kanlı düşmanın bayrağı şehit cenazelerimizin üstünde dalgalanıyor, Şanlı Ayyıldız yavru vatan Kıbrıs’ta bir paçavra parçası uğruna duvarlardan sökülüyor. Ana dilde eğitim çığlıklarıyla Türk ve Türkçe düşmanlığı yapılıyor. “Türküm, doğruyum, çalışkanım” cümlesinden rahatsız olan, eğitimci geçinen hainler cesaret buluyor, Sıranın İstiklal Marşındaki Türk soyunu kasteden sözlere gelmesini bekliyorlar. Öz be öz Türk çocukları Alevi-Sünni ayrışmasıyla terör örgütlerinin kucağına itiliyor. Kerkük’teki ata yadigârlarının üstüne çöken kanlı katiller Alparslan’ın toprağında alkışlanıyor. Devletimi yönetenler ülkemde Ruhban Okulu açmayı boynunun borcu görüyor. Türk’e, Türklüğe hakareti serbest bırakan yasalar çıkartılıyor. Matematik oyunlarıyla, hortumlarla milletim gırtlağına kadar borç içinde yüzdürülüyor, bütün ekonomik değerlerimiz yabancıya peşkeş çekiliyor, sadece ekonomik değil her anlamda teslimiyet yaşanıyor. Savaş meydanında bölünmeyen vatanıma, AB ve ABD li baronların direktifiyle eyalet sistemi dayatılıyor, Türk ve İslam düşmanlarının planladığı BOP’un eşbaşkanı ülkemi yönetiyor, Sevr anlaşması yeniden hortlatılıp kabul ettiriliyor.
Akıtılan kanlar, verilen canlar hiç olmamış kabul ediliyor. Türk Düşmanlarının, Avrupa Birliği’nin alkışları, misyoner cemiyetlerinin ödülleri, IMF’nin direktifleri, global baronların senaryoları, seçim sandığından çıkan kağıtlar, bütün bu zillet ve ihanetin aklayıcısı olarak, salyalar akan ağızlardan “entel-dantel” cümlelerle anlatılıyor.
Evet, Artık Yeter!
Bütün bu ihanet içinde, Çin sarayının içine, ölüme yürüyen kırk yiğit, üzerinde kefenle Malazgirt’e yürüyen kahraman, Anadolu destanını yazan aç, susuz ama başı dik milletin evladı, popüler kültür tuzağına yem edilen, Atatürk’ün cumhuriyeti emanet ettiği gençlik ne zaman ayağa kalkacak?
Yeter!
Bir tarafta; bakanlıkların karanlık koridorlarında tayin, terfi peşinden koşan, bıkmadan usanmadan, bakan, milletvekili, belediye başkanı, il-ilçe başkanının yapacaklarını loş odalarda planlayan, o’nun adamı, şu’nun adamı oyunları oynayan; akraba, arkadaş, hemşeri kayırması yapan, diğer tarafta; isminin başına bir sürü makam ekleyip şehit’ini, gazi’sini, kardeş’ini, milletini, hasletlerini unutan, din adına din tacirliği yapan, dedikodu, gıybet ve münafıklığı huy edinmişler, siyaseti, idareyi bir yerlere teslimiyet görenler;
Yeter!
Unutma; milletin, devletin, kutsal bildiğin tüm değerlerin, Dede Korkut’un, Ulu Türk Kağanlarının, yiğit Alperenlerin, Atatürk’ün nazlı bayrağının senden başka sahibi yok.
Bütün bu zilletin altından, ancak sen de zillete bulaşmazsan kalkacaksın. Ve unutma ki, vatanın bütün burçları tek tek düşerken, seçim oyunu oynayıp, eşini dostunu kayırmak, memur, öğretmen tayini yaptırmak, üç beş kuruş nasiplenmek peşinde koşmak, Türklük gömleğini çıkarıp Türkiyeli olanlara anlayışla bakmak, en büyük ihanet ve zillet olacaktır.
Evet, herkes yeniden şanlı tarihini okuyacak, ölümü ve dirilişi ruhunda yaşayacak, Çanakkale’de bu ülke için ruhunu teslim eden 253 bin yiğidin gölgesinde bütün yaptığı kötülüklerden arınacak, Atatürk’ün yiğit sesi kulaklardan eksilmeyecek, “Ne mutlu Türküm diyene” diyecek, Türklüğün ölmediği, bu milletin kimseye teslim olmayacağı yedi cihana gösterilecektir.
“Titre ve Kendine Dön” değil; Yeter, Artık Diril! diyoruz…
Yazar: Mustafa Kızıklı
kes/yapıştır yolu ile açılmıştır |
|
 |
|
 |
|