Merhaba !
Sayfa: [1]   Aşağı git
Gönderen Konu: Yüregimsin...  (Okunma Sayısı 419 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sümbüle
*Sana Tutsak*
Çalışkan Üye
*

Rep Puan: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 490


Mein Lebenshauch


« : Nisan 09, 2007, 22:42:07 ÖS »

Sana ne sözler birikti, bir bilsen.
Şarap tadındaki kokunla sevdalı tenime doğuyor önce güneş, sabahın ilk ışığını gören gözlerime doluyorsun sonra… Kalkıp aynadaki yüzüme bakıyorum, sen varsın, anla. Sana bakıyorum, gözlerimin içindeki kendime. Nedeni yok, nedensiz buluyorsun yolunu, biliyorsun çünkü; sana ait kaldığımı.
Sana ne sözler birikti, bilsen…
Gülümsüyorum sokakta insanlara. Sabah değil aslında, ben öyle görüyorum. Gözlerinin içindeki sevda nefesi geliyor peşimden, bekliyorum, anla. Martılar düşüyor yine bir bir, ama gülümseyerek ve gagalarında avuçlarıma bıraktıkları sana ait kırıntılarla…
sana ne sözler birikti, bir bilsen… Önce içli bir özleyiş sarıyor beni, sonra ayrılığının sesi. Peşi sıra vuruyor ellerimi sustukça sen; biriktiriyorum ben de istemeden…
Seni seviyorum, ben sana sevdalı melek; sözlerimi biriktirirken, gözlerinde kalacağım için gözbebeklerime dolduruyorum hayatı…
Anla, ben seni anlatamazken; yüreğimin sesini bekliyorum…
İnan, seni sevmelere doyamıyorum….

İçimden tuhaf şeyler geçiyor. Sanki içimde ağlıyorsun. Yokluğu sırtından vuran garip bir ağlayış bu. Bırakıp gittiğini düşünürken bile gidemediğini gördüğün için ağladığını söylüyor gözlerin, sağ yanına topladığın saçların karanlığın ıslak tekerlemesine karşı çıkmış; bana gülümsüyor… Gör hadi…
Aslında gelmen için sebepler vardı ellerinde, gelebilmen için… sevdalı bir tenin kokusu vardı hala içinde, belki de sen bu yüzden ağlıyordun…
Bildin işte; yalnızlığın ağrısız bir ölüm akıp dudaklarımdaki dört mevsim değil artık bendeki; sensin. Aradığım, sesimin en işlek caddesinde bana gülümseyenim, sigaram bittiğinde nöbetçi tiryakimsin artık sen…
Bildin işte, ağladıkça, bir istanbul tramvayında kaybolan yolcumsun içimde. Üstü başı açılmış denizimin fenerisin artık sen…
Hadi durdur karesini hayatımın, kopsun sensizliğimin filmi. Yazılamamış bir öyküden dön artık, uykumun sağrısına uzandığımda gel, gel, gel yine yeniden…
Sen içimde ağlıyorsun… Göğümle yerin arasında savrulan rüzgara bakıp; içimdeki yaralı kanatlara dokunuyorsun. Dudak kıvrımlarındaki uçuğa benzer hikayelerin için; sen meleğim, sen içimdeki bize ağlıyorsun…
Gözlerini sakladığın yerden çıkarıp bak hadi, zulasında beşinci kitap gibi sakladığın hikayenin ilk sayfalarını oku gizlice, tanrıya sor. İçimde özgürce yürüyen adımlarından kalbinin berraklığı gibi toza bulanmış yollarımı sor…
Hadi açtım damarını kuytusunda sakladığım seninle dolan hayatımın, boğ karanlığı, sil artık sensiz yazılanları…

Sen içimde ağlıyorsun, gecemin aylak saatlerinde yönünü çalan sevdalı bir melek gibi tanrımın sözlüğündeki gülümsemeye döküyorsun herşeyini… Sen içimde umutla ağlıyorsun, sen… Sen bende kendini bulduğun için, sen biz için yakılan sevda ağıtlarına ağlıyorsun…
….
Sana ne sözler birikti, bir bilsen…
Ama söyleyemediklerimi sen anla, hadi; bir martının kanatlarının tenindeki ışığından anla, üstüne hangi gülüşü taksan sana yakıştığından anla. İçimdeki ağlayışından…
Seninle bir sabahtı ve seninle gelendi herşey. Gündü, güneşin tam ortasıydı yedi tepeli şehre benzeyen gözlerin. Geceydi, aşkın sızışıydı sanki tenindeki terin. Sendin, hücremin duvarlarını yıkan, ve sendin saçlarını tel tel ayırırken bana ait şarkılar mırıldanan.. Hatırla, söyle derdin, bir şarkı da sen mırıldan…
Duyuyor musun; sen içimde gülerek ağlıyorken sahibini bulan kelimelerle sunuyorum şarkımı. Ezgisini yazdıkça, özleminden kırılan notalar haykırıyor sana, dinle… Kaçıncı perdesindeyse bu gece; ilkyazdan seslerle fısıldıyorum kulağına, dinle…

Farkında mısın; hangi ışığı kaldırsam altından sen çıkıyorsun artık. Dolunay akşamüstlerime geliyor yavaşça, ve sen ansızın vuruyorsun ayın bu halini, dönüyor, ardına bakmadan kaçıyor, farkında mısın?
Farkında mısın, kaç çıkmaz sokağın duvarlarını yıktın içimde. Kaç kaldırımı dizdim yeniden, kaç ağaç diktim, görüyor musun
Logged

 
 
"sans coeur"

Birak ellerimi Üç satir yazacagim Üç satirda sEn!...
Birak gözlerimi Dört yana bakacagim Dört yanda sEn!...
Birak yüregimi Bin kere sevecegim Bin kerede sEn!..

Sümbüle
*Sana Tutsak*
Çalışkan Üye
*

Rep Puan: 25
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 490


Mein Lebenshauch


« Yanıtla #1 : Nisan 09, 2007, 22:49:52 ÖS »

Ben seni kocaman bir yürekle sevdim.Gözlerim değil,yüreğimdi seni gören.Sen damarlarımdaki kana
karışıp,geldin oturdun yüreğime.Bir başka yerde olamazdın zaten.Sen,benim en değerli yerimde,
yüreğimde olmalıydın,orada kalmalıydın.
Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek,ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni.Herhangi bir konuk
değildin artık.Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı ne de uğurlama.O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya...Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle.Çiçek çiçek açtın
yüreğimde.Gökkuşağı zayıf kaldı,senin renklerin karşısında.Taze bir yaprak gibi yeşildin.Açelyaydın
pembeliğinle.Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün.Kırmızıydın bir ateş gibi.Ve maviydin... En çok
bu renkle anmayı sevdim seni.Denize tutkundum,denizi sensiz,seni denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben,insanları da...Kendime bile dar gelirken,içinde herkese yer
olan bir hayatın sahibiydim artık.En kızgın,en tahammülsüz olduğum anlarda bile,seni düşünmek
yetti bana.İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı,güldüm.Beni güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız,içten
gülüşün ne demek olduğunu,nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle.
Her şeye rağmen sevdim seni.Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu.Koca bir kente,
koca bir ülkeye kafa tutabilirdim.Sen elimden tuttuğunda patlamaya hazır bir volkan gibi
hissederdim kendimi.Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok
edebilirdim.Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim,kül ederdim.Sana ulaştığımdaysa sakin
bir göle dönüşürdüm.Ve o göle bir tek sen girebilirdin.
Sevdim ve hayrandım da...Her halin çekti beni.Duruşunu,uyumanı,gülmeni,kızmanı,şaşkınlığını,
saflığını,kurnazlığını,çocukluğunu,olgunluğunu sevdim.Sesini de sevdim suskunluğunu da.Küçük
oyunlarını,kaprislerini,sitemlerini,korkularını sevdim.Seni ve o doyumsuz sevdanı,uçarı sevdanı
anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman.Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif
edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorulmadım.Çünkü sen yaşam kaynağıydın.Her gün yenilendim.Seninle çoğaldım,büyüdüm.
Eksik kalan neyim varsa tamamladın.Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
Sevdim işte ötesi yok...
Logged

 
 
"sans coeur"

Birak ellerimi Üç satir yazacagim Üç satirda sEn!...
Birak gözlerimi Dört yana bakacagim Dört yanda sEn!...
Birak yüregimi Bin kere sevecegim Bin kerede sEn!..

]v[eLeq
Meraklı Üye
*

Rep Puan: 11
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 201



« Yanıtla #2 : Nisan 10, 2007, 21:46:44 ÖS »

İki yazında birbirinden güzeldi, zevkle okudum..
Ellerine, yüreğine sağlık canım 
Logged


Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: